DOLAR 31,1638 0.03%
EURO 33,8743 0.04%
ALTIN 2.032,900,04
BITCOIN 17753394,62%
Denizli
16°

KAPALI

06:14

İMSAK'A KALAN SÜRE

Ocak’ta Mayıs Kokuları

Keşke bu yazıma “artık bahar gelsin” diye başlayıp, yağmurdan küflendiğimizden, kardan-soğuktan sokağa çıkamadığımızdan bahsedip; buzlanmaya, yıldırım düşmesine, aşırı yağışlara karşı tedbirli ve dikkatli olmamız gerektiğini aktarsaydım.

ABONE OL
Mart 17, 2023 10:02
1

BEĞENDİM

ABONE OL
  Keşke bu yazıma “artık bahar gelsin” diye başlayıp, yağmurdan küflendiğimizden,  kardan-soğuktan sokağa çıkamadığımızdan bahsedip; buzlanmaya, yıldırım düşmesine, aşırı yağışlara karşı tedbirli ve dikkatli olmamız gerektiğini aktarsaydım.

 

Dünya’nın gelişmiş ülkeleri yaklaşan iklim değişikliği ile ilgili tedbirleri geliştirmeye çok daha önce başlamıştı.
TEMA Vakfı öncülüğünde 2001 yılında, tam 22 yıl önce “Kuraklık ve Türkiye Tarımı” konulu çalıştay düzenlenmiş,  “Kuraklık Etkilerinin Azaltılmasında Kurağa Dayanıklı Bitki Çeşit Islahı ve Kurak Koşullarda Yetiştirme Tekniği” ekseninde ülkemizde “en uygun bitkisel üretim deseni ve uygun yetiştirme tekniğinin geliştirilerek toprağın korunmasını bir toplumsal talep haline getirmenin” önemi vurgulanmış, bu konuda önerilerde bulunulmuş, acil alınması gereken tedbirler açıklanmıştı.
Çalıştayın yapıldığı aynı tarihler de AK Parti kurulmuştu. Bir yıl sonra da 2002 yılında, bugün halen oturdukları koltuklara oturarak ülke yönetiminde direksiyona geçmişler söz sahibi olmuşlardı.
Kuraklık ve Türkiye Tarımı konulu çalıştayın üzerinden tam 22 yıl geçti.
Türkiye’nin direksiyonunda ise tam 21 yıldır aynı iktidar oturuyor.
Mısır ithal,
Buğday ithal,
Ayçiçek de yağı’da ithal,
Bulgur, Pirinç, Mercimek hepsi ithal,
Et ithal,
Sarımsak da ithal.
Yakında süt, yoğurt, peynir de ithal edersek şaşırmayalım.
Elbette ki Arz ve Talep dengesizliği ve sonucunda yaşanılan gıda enflasyonunda tek sorumlu iklim değişikliği değildir.
Bu nedenle, belki de iktidarın 21 yılda elle tutulur gözle görülür en büyük başarısı 15-16 ay önce 29 Ekim 2021 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına “İklim Değişikliği” ilavesi yapmak olmuştur.
Adında “İklim Değişikliği” de olsa, Bakanlığın en büyük icraatı; bütün ülkeyi betonlaştırmak, neredeyse tüm tarım arazilerini çimento ile kaplamak olmuştur. Bu konuda lütfen bakanlığın resmi web sitesine bakınız.
Elbette ki bu durumun da tek sorumlusu sadece adı geçen bakanlık da değildir.
Çalıştayın üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen, bakanlığa “iklim değişikliği” ismi ilave edileli sadece  15-16 ay olmuştur.
Sorumluluk neredeyse çeyrek yüzyıl iktidarda ve direksiyonda olanlarındır.
Çözüm tek başına çalıştay da mıydı, elbette ki hayır.
Gelelim esas konumuza; “Ocak’ta Mayıs Kokuları” derken aslında ironi yapıp, Mayıs’ta Ocak hallerini yaşamayız umarım demek istemiştim.
Malum 14 Mayıs 2023 tarihinde ülkemizde genel seçimler yapılacak hem Türk Tipi Başkanlık Sisteminin Başkanı hem de TBMM’nin üyeleri seçilecek.
İki ucunun da kirli olduğu bir sopayı elimizde tutuyoruz.
Bir ucunda iklim değişikliği ve etkileri, diğer ucunda da iklim değişikliğinin de artırarak çoğaltacağı toplumsal yozlaşmadır.
Kantarın topuzu bozulmuş, adalet artık adil dağıtılmamakta, bu durum karşısında kafesinde köpekler ya yakılmakta ya da kürekle vurarak öldürülmekte, iki kere cinayet işleyen kişi “iyi hal” den izinli çıkartılıp üçüncü cinayetini işlemesine göz yumulmakta, yaya geçidini kullanan bir gence 50 km. tahdite rağmen 120 km. süratle çarpıp ölümüne sebebiyet veren elini kolunu sallayarak gezmekte iken Mayıs’ta,  Mayıs kokularını istemem, çokta abartılı bir istek olmayacaktır sanırım.
Adaletin adil olup olmadığının tartışıldığı bir düzende Vicdan, Ahlak ve Hukuk’un toplumsal yaşama katkısı çokta beklenilmemelidir.
15 Mayıs sabahında; birbirine karşı daha saygılı, dostlarına daha sevecen yaklaşan, köyünde-kentinde yaşamaktan mutlu, çalışırken huzurlu emekli olduğunda kendini güvende hisseden, gelecek kaygısı taşımayan gençliği olan kısaca; umudu olan bir ülkeye uyanmak istiyorum.
Kış’ın çok bekletmeden gelip kışlığını yapmasını ümit ediyor, daha adaletli, daha huzurlu, daha ahlaki değerlerle yüklü yarınlar, Mayıs’lar diliyorum.
“Bugün hiç yazı yazmasam diyorum, gitsem bir dağ başına, gitsem, kır çiçekleri toplasam, bunları bir demet yapsam; desem ki bu çiçeğin adı ‘Erdem’, bunun adı ‘Onur’, bunun ‘İnanç’… Uğur MUMCU”
Gaffar OKKAN ve Uğur MUMCU anısına saygı, sevgi ve minnetle.

 

Vahdi SARIKAYA
vahdisarikaya@hotmail.com

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r