DOLAR 32,2053 -0.22%
EURO 35,1156 -0.22%
ALTIN 2.498,171,32
BITCOIN 21628480,36%
Denizli
27°

KAPALI

13:05

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Hepimiz Suçluyuz

2011 Yılında yaşadığımız Van Depremi ile ilgili olarak kaleme aldığım “Van Depremi ve Seferihisar Gerçeği” başlıklı yazımın üzerinden tam 12 yıl geçmiş.

ABONE OL
Şubat 24, 2023 11:21
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Hepimiz Suçluyuz

2011 Yılında yaşadığımız Van Depremi ile ilgili olarak kaleme aldığım “Van Depremi ve Seferihisar Gerçeği” başlıklı yazımın üzerinden tam 12 yıl geçmiş.

 

Değişen, takvimden başka bir şey olmamış.

 

“Kim acının tarifini yapabilir?

 

            Hangimiz korkularımızı gözlerimizde gizleyebiliriz?

 

            Enkaz altında kalmış akrep ve yelkovanın gizli kalmış anıları ile kim yeniden açar dünyaya gözlerini? Gözlerinde gizli kalmış çocukluğunu yaşayamadan.

 

Yazımın başlığı“Seferihisar” olsa da siz “ülkemiz” olarak okuyunuz lütfen.

 

            Ülkemizin deprem gerçeğini bilmeyen yetkin ağız kalmış mıdır acaba?

 

            Peki kim dur diyecek yumruk büyüklüğünde dere taşları ile bina yapan müteahhitlere?

 

            Kim hatırlatacak mühendislik bilimlerinin gerçeklerini  o şarlatanlara?

 

            Kim hatırlatacak birilerine; renksiz bir damla gözyaşının çok renkli binlerce kağıt parçasından daha değerli olduğunu?

 

            Sorularımın, sorularınız olduğunu ve yanıtını bulmakta zorlandığınızı duyar gibi oluyorum.

 

            Çözüm önerim: sorumluluğu olanların “idam” ile yargılanıp gereğinin yapılmasıdır…

 

            Tüyleriniz diken diken oldu değil mi? O gizemli sözcüğü okuduğunuzda.

 

Lakin binlerce, on binlerce insanımızın canına, malına kasteden bu vahşi zihniyet için o cezanın az bile olduğunu düşünüyorum.

 

            Ülkemizin depremsel özelliği karşısında insanlarımızın eğitim ve bilinç seviyelerinin yükseltilerek, sorgulayan ve araştıran bir toplumun bu kadar ucuz hatalar karşısında çok fazla can kaybı vermeyeceği kanaatindeyim.

 

            Sesimi duyan yok mu?

 

Seslerini bu kez; AKUT’un 30 ekibinden 1000 civarında gönüllüsü duymuş, 4 A/K köpeği ile ışık olup akmışlardı sabahın seherinde, Gazi, Kahraman ve Şanlı illerimizin coğrafyasına.

 

            Çok uzak değildi binlerce canımızın yandığı Marmara, Van, Elazığ, İzmir depremlerinin acıları.

 

Ama unutmuş olmalıyız ki aynı acıyı bir kez daha hissettik yüreklerimizin en derin yerlerinde.

 

            Yüreğimiz kanasa ne olur ki, ateş düştüğü yeri yakıyor. Kartondan binalar yavruları analarından, sevgilileri eşlerinden ayırıyor birer birer.

 

Çeyizler ortalığa saçılıyor.

 

            Yazımın başında da belirtmiştim “kim acının tarifini yapabilir diye”…

 

            Bunun da bir anlamı olmalıydı!

 

Yani “Zaman” diyenler yanılmalıydı.

 

            Jeneratörler, Kırıcılar, Matkaplar, Testereler, Demir Kesiciler, Beton Kesiciler, Hidrolik ayırıcılar, kazmalar, kürekler, manivelalar, lambalar yani normal şartlarda pek işimize yaramayan malzemeler, orada o anda can kurtaran bir cerrahın bıçağına, makasına dönüşüyor ve hayat kurtarıyordu.”

 

            Değişen sadece takvimin yapraklar olmuş, o da enkazlar da kalmıştı maalesef.

 

Acı aynı, soğuk daha soğuk, kaos daha da büyük.

 

6 Şubat 2023, tarihe not düşülmesi gereken tek cümle, “Artık Yeter”

 

Pahalı binalarda ucuz yok oluşlara hayır.

 

Yaşadığımız bu felakette hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Allahdan rahmet, yaralılarımıza şifa, geride kalan aile bireylerine ise sabırlar diliyorum.

 

 

 

Vahdi SARIKAY

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r