DOLAR 31,0267 0.05%
EURO 33,7086 0.33%
ALTIN 2.020,390,13
BITCOIN 1600269-0,47%
Denizli
10°

PARÇALI BULUTLU

13:23

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Gamze Kuru

Gamze Kuru

05 Şubat 2024 Pazartesi

Pencere

Pencere
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Konuya baktığımız pencerelerin, manzaraya baktığımız pencerelerden çok daha önemli olduğunu fark edenlerin ülkesi olmak dileği ile yazmak istiyor, yazıma giriş yapmak istiyorum.

Zaman, bazı acıları dağlasa da ne o acı ne de o dağlanan yürek yaşadıklarını unutabilecektir.

Üzerinden bir yıl geçmesine rağmen rakamlarla ifade edilen yılların hafifliğinde kaybolmamalı, yaşadığımız son yüz yılın en büyük doğa felaketinin acıları.

Yazdıklarımızdan ziyade yaşadıklarımızın acı hatıraları…

Uzun yıllardır yazıyor, anlatıyor ve aktarıyorum, yine de yazacak ve yazmaya da devam edeceğim.

1999 Marmara Depremleri ülkemiz yakın tarihi için bir milad oluşturmuş olmalı idi.

6 Şubat 2023 tarihinde öle öle öğrendik ki sadece tarihin tozlu raflarında “acı” bir gün olarak yerini almış meğerse 99 depremleri.

Umuyorum ki 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri de böyle olmamalı.

Çok can sıkıcı, hatta gerçekten irite edici bir konu ama maalesef bir gerçek ve bu da bizim gerçeğimiz.

Yaşadığımız ya da yaşamaya çalıştığımız bu coğrafyada, son yüzyılda karşı karşıya kaldığımız depremler neticesinde resmi rakamlara göre 250.000 civarında yurttaşımız hayatını kaybetmiş, milyon civarında insanımız yaralanmış ya da sakat kalmış, karşılaştığı travma ile yaşamak zorunda kalmıştır. Ekonomik kaybımızı ise aktarabilecek rakamlar henüz kullanıma sunulamamıştır.

Yakın çağımızda milad olarak kabul edilen 17 Ağustos Depreminden yeterince ders çıkartmayan yurdum insanı yeni bir milad olarak artık 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremlerini kabul edecektir sanırım.

Konuya bakış açılarımıza farkındalık katmak ve farklı bakış açıları ile coğrafik gerçeğimizi unutmadan, Deprem ile barışık yaşayabilmek için seferberlik ilan edilmeli, Ulusça birlikte başarmış olarak, afetlere karşı daha dirençli kuşaklar ile bu güzelim coğrafyada yaşayabilmenin yollarını acilen bulmalıyız.

Ulusça en büyük hedefimiz bu olmalıdır.

Kentsel dönüşüm adı altında rantsal dönüşümden vaz geçilip, ülke sathında yeni ve gerçekçi bir planlama ile depreme dayanıklı bir yurt inşa etmek için artık daha fazla beklemeden kolları sıvamalıyız.

Kendini güvende hisseden insanların ülkesi olmalıyız.

Tüm Anadolu boşaldı.

Tüm Kentler doldu, taştı.

Kent bilinci, kent estetiği, kent kültürü, kentli olmanın bilinci oluşmadı, hiç de olmadı.

Kentler kent olmadı, köyler köy kalmadı.

Deprem Gerçeği unutuldu.

Deprem Gerçeği uyuşturuldu.

Acının rengi de değişmedi, sesi de değişmedi.

Kurtarılacak can sayısı arttı, kurtarıcı sayısı da arttı.

Kurtarılabilecekler ise artmadı.

Ne değişti?

Hiçbir şey.

Daha ne bekliyoruz?

Nasıl bir tokat ya da yumruk yemeliyiz?

İçinde, dışında, okulunda, evinde, iş yerinde, sokakta, hastanede, yolda kendini güvende hissedeceğin ve böbürleneceğin bir ülken olsun istemez misin?

Gençlerine emanet etiği ülke ile kim gurur duymak istemez ?

Yanlış hatırlamıyorsam 1999 Marmara Depremlerinden sonra TSK deprem gerçeğimiz ile ilgili bir afiş çalışmasında “Doğa Felaketlerinde %99 Başarı Başarı Değildir” afişi ile farkındalık yaratarak konuya farklı ve çok da doğru bir bakış açısı kazandırmak istemişti.

Sayısal rakamlar, yaşadığımız dram ve acıları ne azaltıyor ne de artıyor.

Acı düştüğü yürekte o yürek attığı sürece yaşamaya çoğalmaya devam ediyor.

Ülkemiz deprem tehlikesi ve tehditi ile var olmaya devam edecektir.

Ve biz de yaşamaya.

Tercih birimizin ya da birilerinin değil hepimizin olmalı.

Tereddüt etmeden, zaman kaybetmeden ve bilimsel ilkeler çerçevesinde gelin hemen başlayalım; yeniden köyler, kentler, kasabalar yapmaya.

Güvende yaşayacak, güvenerek yaşatacağımız yeni bir ülke yaratmaya.

Çünkü gideceğimiz başka bir Türkiye daha yok.

Çünkü artık çektiğimiz acılar yeter.

“Felaket Başa Gelmeden Evvel Koruyucu ve Önleyici Tedbirleri Düşünmek Lazımdır. Geldikten Sonra Dövünmenin Yararı Yoktur. Mustafa Kemal ATATÜRK”

 

Vahdi SARIKAYA

Devamını Oku